15 Şubat 2012 Çarşamba

Türklere Yönelik Türkçe ve Yabancı Dillerde Ayrımcı Deyiş, Deyim ve Atasözleri

"Türk'ün kara bahtına tüküreyim."(1)
Yabancı Dillerde:
  • "Anneciğim, Türkler geliyor." ("Mamma li Turchi"): Türkleri korkunç olarak gösteren ırkçı bir İtalyanca deyiş.
  • "Bir ite bir de Türk'e güvenilmez.": ("Keru i Turčinu nikad ne veruj"): Irkçı bir Sırpça deyiş.
  • "Bir Türk aptal değilse, o Türk değildir." ("Если турок не придурок – значит он не турок"): Türklere yönelik ırkçı bir Rusça deyiş.
  • "Bir Türk gibi bencil" ("Ljubomoran kao Turčin"): Daha çok yaşlı nesil tarafından kullanılan, dolayısıyla unutulmaya yüz tutmuş ırkçı bir Sırpça deyiş.
  • "Bir Türk vaftiz edildi!" ("Tgħammed Tork!"): Malta'da, az rastlanır bir olayı betimlemek için kullanılan ayrımcı bir deyiş.
  • "En iyi Türk, ölü Türk'tür.": ("Τουρκος καλος μονο νεκρος"): Kıbrıs Cumhuriyeti'nde askeri talim sırasında kullanılan ve 2008 yılında alınan bir kararla yasaklanan ırkçı bir deyiş. Türkiye'de Kürtlere karşı da dillendirilecek bu deyiş, ilk olarak, Amerika Birleşik Devletleri'nde George Armstrong Custer'ın generali Philip Sheridan tarafından 1868'de katlettiği Kızılderililer için söylenmiştir.
  • "Eşek Türk!" ("Tork-e khar"): İlk önce Osmanlı Türkleri, daha sonra İranlı Azerileri aşağılamak için kullanılan ırkçı bir Farsça deyiş.
  • "Gerçek bir Türk" ("C'est un vrai Turc"): Kaba ve acımasız insanları betimlemek için kullanılan ırkçı bir Fransızca deyiş.
  • "Kümmeltürke": "Kimyon Türk" anlamına gelen ırkçı bir Almanca deyiş.(2)
  • "Neden ters bakıyorsun, Türk'ün domuz etine baktığı gibi?" ("Ի՞նչ ես թարս նայում, ոնց որ թուրքը խոզի մսին նայի"): Kötü kötü bakan kişiyi betimlemek için kullanılan ırkçı bir Ermenice deyiş.
  • "Onu eve alma, o bir Türk." ("لا تدع له في البيت وهو الترك"): Birisini hırsızlıkla itham ederken kullanılan ırkçı bir Arapça deyiş.
  • "(Öfkesinden) Türk oldu." ("Εγινε Τούρκος"):  Aşırı öfkelenen birini tanımlamak için kullanılan yaygın bir ırkçı Yunanca deyiş.
  • "Seni Türk!" ("Măi, turcule"): Cahil birini betimlemek için kullanılan ırkçı bir Rumence deyiş.
  • "to talk turkey to somebody": Türklere karşı ırkçı bir gönderme yapan bu İngilizce deyiş, karşı taraf hakkında samimi konuşmak anlamında kullanılmaktadır.(3)
  • "Türk" ("Turk"): Flemenkçe'de "Türk" kelimesi, kirli, barbar ya da kana susamış anlamında kullanılabilmektedir.
  • "Türk" ("Turco"): İspanyolca'da "Türk" kelimesi, birini aşağılamak için kullanılabilmektedir.(4)
  • "Türk" ("Tork"): Malta'da "Türk" kelimesi, doğası gereği korkulan ve istenmeyen kişiyi betimlemek için kullanılabilmektedir.
  • "Türk" ("турок"): Rusça'da "Türk" kelimesi, cahil birini betimlemek için kullanılabilmektedir.
  • "Türk" ("Turci"): Sırpça'da "Türk" kelimesi, kadınlara haksız ve eşit olmayan bir şekilde davranan geleneksel erkek tipini betimlemek için kullanılan ırkçı bir deyiştir. Günlük dildeki kullanım yaygınlığı az olsa da, hakaret etmek için kullanılan bu sözün anlamı taraflar tarafından açıklama gerektirmeden anlaşılabilmektedir. Bu noktada açıkça ırkçı olan durum, onaylanmayan bir davranış şeklinin belli bir ulusal kimlikle eşleştirilmesidir.
  • "Türk" ("Turoc"): Ukranyaca'da "Türk" kelimesi, Ruçca'da olduğu gibi, "aptal" kelimesinin eş anlamlısı şeklinde kullanılabilmektedir.
  • "Türk'e benzemek" ("eruit zien als een Turk"): Kirli ya da iğrenç anlamında kullanılan ırkçı bir Flemenkçe deyiş.
  • "Türk evi" ("թուրքի տուն"): Düzensiz ve kirli bir yeri betimlemek için kullanılan ırkçı bir Ermenice deyim.
  • "Türk gibi" ("à la turque"): Bir kişi ya da şeyle pervasız bir şekilde ilgilenme anlamına gelen ırkçı bir Fransızca deyiş.
  • "Türk gibi (araba) sürmek" ("rijden als een Turk", "Vozi kao Turčin"): Kötü araba kullanmak anlamına gelen ayrımcı bir Flemenkçe ve Sırpça deyim. Örneğin, ünlü bir Sırp müzik grubunun Batı'da gerçekleşen kötü şeyleri anlattığı "Batı'da Yeni Bir Şey Yok" ("Na Zapadu Ništa Novo") adlı parçasının sözleri arasında şu cümleye rastlanır: "Yorgun bir Türk araba kazasına neden oldu." ("Umımi Turčin izazvao sudar.")
  • "Türk gibi güçlü" ("Fort comme un Turc"): Türklere yönelik pozitif ayrımcı bir Fransızca deyiş. Miguel de Cervantes, 1605 yılında yayımlanan Don Kişot adlı eserinde, bu deyimi bir kadını betimlemek için şu şekilde kullanmıştır: "Yaklaşık on beş yaşında dedi Sancho, ama bir mızrak kadar uzun, bir Nisan sabahı kadar taze ve bir Türk gibi güçlü."(5)
  • "Türk gibi kara" ("Crn kao Turčin"): Her ne kadar günlük dilde hakaret etmek için kullanılmasa da, bu ırkçı Sırpça deyiş, ten rengi esmer olan insanlara yönelik olarak ve Balkanlar'daki beş yüzyıllık Osmanlı Devleti işgali döneminde sarışın olan Slav ırkının Türkler tarafından "kirletildiği" düşüncesi üzerinden dile getirilmektedir.
  • "Türk gibi küfretmek" ("Bestemmia come un Turco"): Irkçı bir İtalyanca deyim.(6)
  • "Türk gibi mi görünüyorum?" ("هل أبدو مثل الترك"): Türklere yönelik ırkçı bir Arapça deyiş.
  • "Türk gibi pis kokmak" ("Puzza come un Turco"): Irkçı bir İtalyanca deyim.(7)
  • "Türk gibi sigara içmek" ("puši kao Turčin / пуши ко Турчин", "Fumare come un Turco", "Fumer comme un Turc", "a fuma ca un turc", “Καπνιζει σαν Τουρκος”, "er qualmt wie ein Türke"): Çok sigara içen birini betimlemek için kullanılan yaygın bir ırkçı Sırpça, İtalyanca, Fransızca, Rumence, Yunanca ve Almanca deyim. Söz konusu bu deyiş, "Türk gibi tüttürmek" şeklinde de kullanılagelmektedir ve birçok farklı dilde aynı deyimin kullanılıyor olması, 1600'lü yılların başında Osmanlı topraklarına giren tütünün söz konusu topraklarda ne kadar hızlı sevilip yaygınlaştığını da göstermektedir.(8)
  • "Türk gibi sinirli olmak" ("Sint som en tyrker"): Türklere yönelik ırkçı bir Norveççe deyim.
  • "Türk ile dostluk yap, ama sopayı elinden bırakma, her an ısırabilir." ("Թուրքի հետ ընկերություն արա, բայց փայտը ձեռքիցդ բաց մի թող"): Türklerle dostluk kuran Ermenilere yönelik ırkçı Ermenilerin kullandığı, "Türk'ün dostluğu menfaatleri bitene kadardır, daha sonra zarar verir." anlamına gelen ırkçı bir Ermenice deyiş.
  • "Türk kafası" ("Tete de Turc", "Cabeza de Turco"): "Günah keçisi" anlamına gelen pozitif ayrımcı bir Fransızca ve İspanyolca deyim.
  • "Türk mezarlığının yanından geçer gibi geç." ("Prolazi kao pored turskog groblja"): Söz konusu kişi ya da şeyin görmezden gelinmesi, ona kayıtsız kalınması gerektiği anlamına gelen ırkçı bir Sırpça deyiş.
  • "Türk müsün?" ("թուրք ե՞ս"): "Aptal mısın?" anlamında kullanılan ırkçı bir Ermenice deyiş.
  • "Türk müyüm?" ("Mela jien xi Tork, jew?"): Malta'da, bir gruptan dışlanıldığı zaman kullanılan ayrımcı bir deyiş.
  • "Türk, Türk kalıyor." ("Թուրքը թուրք է մնում"): "Türk değişmez, hep barbar kalır." anlamında kullanılan ırkçı bir Ermenice deyiş.
  • "turquerie": "Türk zevkinde" anlamına gelen bu deyiş, Fransızca'da kaba, zalim ve açgözlü davranışları ifade etmek için kullanılagelmiştir.(9)
  • "türken": Büyük harfle başladığında "Türkler" anlamına gelen bu Almanca fiil, aldatmak anlamına gelmektedir.
  • "Türkenhund": Türk köpeği anlamına gelen ırkçı bir Almanca deyiş.(10)
  • "Türkenknecht": Irgat anlamında kullanılan Türklere yönelik ırkçı bir Almanca deyiş.(11)
  • "Türkler geliyor!" ("Die Türken kommen!"): Yakın bir tehlikeye işaret etmek için Avusturya'da kullanılan ayrımcı bir deyiş. Tarihi yüzyılları bulan bu ayrımcı deyişin özgün versiyonu: "Hava çoktan karardı, Türkler geliyor, Türkler geliyor!" ("Es ist schon dunkel. Türken kommen, Türken kommen!")(12)
  • "Türkler nereye, küçük Mujo oraya!" ("Kud svi Turci, tu i mali Mujo"): Türklere ve Bosnalılara yönelik bu yaygın ayrımcı Sırpça deyiş, kendi başına düşünemeyen kişinin kalabalığı takip edeceği anlamında kullanılmaktadır. Bu deyişte kalabalık, Türkler üzerinden ifade edilirken aptal kimseyi betimleyen Mujo, Bosnalılarla ilgili şakalarda kullanılan yaygın bir isimdir.
"Türk" olarak ifade edilen Osmanlı Devleti'ni çocukları katlederken gösteren
16. Yüzyıl'a ait bu resim, Macaristan Ulusal Müzesi'nde bulunmaktadır.


Osmanlıca ve Türkçe:
  • "Beyaz Türk": Türkiye'nin büyük metropollerinin çeperlerine yığılan yoksul kitleler ve onların sahip oldukları kültürü, sınıfsal ve etno-politik anlamda aşağılayarak kendisini "ulusun asıl temsilcisi", "devletin sahibi", "gerçek Türk" olarak ilan eden seçkinci bir kesimin neo-liberalizmin yükselişe geçtiği 1980'ler sonrası kendilerini tanımlama ve "ötekileri" dışlama, hor görme söylemi. Son yıllarda ortaya çıkan bu sınıfsal ve etno-politik ırkçılık hakkında, Hamit Bozarslan şunları yazar: "Türkiye'de bundan birkaç yıl önce kendilerini "beyaz Türkler" olarak tanımlayan ve "devletin sahibi" olarak gösteren seçkinci bir kesim, kentleri "işgal etmiş olan" kitlelerin "millet değil illet" olduğunu söylemekten çekinmiyordu."(13)
  • "Bir Türk, dünyaya bedeldir.": 1930'larda, Türklük tanımlamasında ırka yapılan vurgu keskinleşti. 1931'de kurulan Türk Tarih Kurumu, Türklerin Orta Asya'dan gelen ve Hitit ve Sümerliler de dahil olmak üzere birçok medeniyetin kurucusu olan savaşçı (warrior) ve efendi (master) bir ulus olduğunu savunan Türk Tarih Tezi'ni ortaya attı. Benzer bir şekilde, 1932'de yılında kurulan Türk Dil Kurumu, Türkçe'nin bütün dillerin temelini oluşturduğunu savunan Güneş-Dil Teorisi'ni yayımladı.(14)
  • "Etrak-ı bî-idrak": "Anlayıştan yoksun, cahil Türk" anlamına gelen ve Osmanlı Devleti döneminde yönetici seçkinlerin (askeri), reaya içindeki göçebe Türkmenlere yönelik olarak kullandığı ayrımcı bir deyiş. Örneğin, Evliya Çelebi "Seyahatname"de Anadolu Türklerinden "Etrak-ı bî-idrak" şeklinde bahsetmektedir.(15) Dahası, 20. Yüzyıl'a kadar etnik anlamıyla "Türk" kelimesi, Osmanlı siyasal seçkinleri tarafından aşağılayıcı bir şekilde, "kaba köylü" anlamında kullanılmıştır.(16) Nitekim, Osmanlı Devleti'ne "Türkler" olarak seslenenler, Batılı siyasetçi, tarihci ve yazarlardı.(17) Yine, Ziya Gökalp, 1913'de Türk Yurdu Dergisi'nde, "şehrîlerin tarih kitaplarında kavîm isimleri(ni) daima Etrak-ı bî-idrak, Ekrad-ı bed-nihad gibi tahkirli şekillerde" yazdığını belirtmektedir.(18)
  • "Etrak-ı napak": "Temiz olmayan, pis Türkler" anlamına gelen bu ırkçı deyiş, Osmanlı Devleti askeri sınıfı tarafından kullanılmıştır. "Etrak-ı napak" deyişi de, Evliya Çelebi'nin "Seyahatname"de Anadolu'da yaşayan Türkleri betimlemek için kullandığı kavramlardan biridir.(19) (Evliya Çelebi'nin diğer milletleri betimlemek için kullandığı deyişler için bknz: Not: 20)
  • "Her Türk Asker Doğar!": Türklerin, asker bir millet olduğu mitini yeniden üreten pozitif ayrımcı bir deyiş.(21)
  • "Madem Türksün, göster ürksün": Hem milliyetçi hem de cinsiyetçi olan bu deyiş, Türklük ile erkeklik arasında ırksal bir ilişki kurarak "ulusun düşman" olarak tanımladıkları diğer etnik ve dini kimliklere saldırgan ve düşmanca bir tavrı empoze etmeyi amaçlar. D.E.R.T adlı müzik grubunun, Ermeni Soykırmı ile açıklamada bulanan ve kendi üyeleri de Ermeni olan System of a Down grubuna karşı yazdıkları "Madem Türksün" adlı parçasında söz konusu ırkçı ve faşizan söylem açıkca görülebilir. Bknz (+18): http://www.youtube.com/watch?v=BsWwGQ-v1Dg
  • "Millet-i mahkure": Osmanlı Devleti'nde kendisini "millet-i hakime" olarak gören askeri sınıf, Türkleri "aşağı/alt millet" anlamına gelen "Millet-i mahkure" terimi ile tanımlıyordu.
  • "Türk ata binse bey olur." "Türk atına binince bey oldum sanır": Alaycı bir anlam taşıyan ve Romanlar için de kullanılan bu deyiş Osmanlı zamanından mirastır.(22)
  • "Türk danişment olur, adam olmaz.": Osmanlı Devleti dönemi ayrımcı bir deyiş.(23)
  • "Türk derneği olmaz.": Yine Osmanlı Devleti mirası bir atasözü.(24) 
  • "Türk işi ödünçtür.": Osmanlı Devleti döneminde kullanılan ayrımcı bir deyiş.(25)
  • "Türk karır, kılıcı kararmaz.": Türkçe'de "Türk ihtiyarlığında genç gibi kılıç kullanır"(26) anlamına gelen ve "asker millet" mitini yeniden üreten pozitif ayrımcı bir atasözü.
  • "Türk ne bilir bayramı, lak lak içer ayranı": Yörükler ve Romanlar gibi birçok başka kimlik için de kullanılan bu deyiş, Osmanlı Dönemi mirasıdır.(27)
  • "Türk olana şehir içi zindan olur": Türk kimliğini köylülükle eşleştiren Osmanlı dönemi atasözü.(28)
  • "Türk pohpohu, Acem pehpehi sever": Yine Osmanlı Devleti döneminden kalma Türklere yönelik ayrımcı bir deyiş.(29)
  • "Türk ve tosun, çünkü doğdu anadan, öğüt aldı eşek ile danadan": Osmanlı Devleti döneminde Türklere yönelik olarak kullanılan ayrımcı bir deyiş.(30)
  • "Türk'e beylik vermişler, iptida babasını öldürmüş.": Sonradan dönüşerek Romanlara karşı kullanılan bu ayrımcı atasözünün özgün hali, burada görüldüğü şekliyle aslında Türklere yöneliktir. Bu atasözü, 16. ve 17. Yüzyıllarda Osmanlı toplumunda ortaya çıkan, Osmanlı Devleti'nin Şeyh Celal İsyanı (1519) üzerinden Alevi ve Türkmen kimlikleriyle özdeşleştirdiği Celali İsyanları'nın sonucudur ve ona atıf yapar.(31)
  • "Türk-i bed-lika": "Çirkin suratlı Türk" anlamına gelen bu ırkçı deyiş, Osmanlı Devleti askeri sınıfı tarafından kullanılmıştır.
  • "Türk-i sütürk": Farsça "büyük", "heybetli" anlamına gelen "sütürg" kelimesi", Osmanlı Devleti askeri sınıfı tarafından "Azgın Türk" anlamında kullanılmıştır.
  • "Türk'ün bildiğini tilki bilmez."(32): Türkleri "kurnaz" ve "akıllı" olarak gösteren pozitif ayrımcı bir atasözü.
  • "Türkiye Türklerindir!": Kurulduğu 1948 yılından beri Türkiye'nin en çok satan gazetelerinden biri olan Hürriyet'in değişmeyen ayrımcı sloganı.
  • "Türk'ün aklı sonradan gelir."(33): Türkçe'de kullanılan özeleştirel bir deyiş. Bu deyişin argo dilde yer bulan daha farklı bir versiyonu ise "Türk'ün aklı ya kaçarken ya sı... gelir." Bu son deyişin Kürtler için de kullanıldığı gözlemlenmektedir.
  • "Türk'ün Türk'ten başka dostu yoktur.": Hayali ya da gerçek iç ve dış düşmanların varlığını süreklileştirerek uluslararası alanda yalnızlaşma ve ulusal ölçekte paranoya üreten Türk milliyetçiliğinin kurucu mitlerinden birisi.
* Bu kategoriye katkıda bulunan Sühelya Demir, Margaux Prival, Kevork Galloşyan, Stavriani Zervakakou, Inna Kholondovych, Tunç Şen, Eleştirel Günlük, Yasamin Moein, Nadja Micic, Renata ve Yol İzi'ne teşekkür ederim.

1. Kemal Tahir, Kurt Kanunu, 1969.
2. "Turkey, Sweden and the European Union Experiences and Expectations", Swedish Institute for European Policy Studies, Nisan 2006, s. 6.
3. A.g.e., s. 6.
4. A.g.e., s. 6.
5. Miguel de Cervantes, Don Quixote, trans. John Ormsby, The Pennsylvania State University, 2000, Chapter XIII., s. 463.
6. "Turkey, Sweden...", a.g.e., s.6.
7. A.g.e., s.6.
8. Ahmet Yüksel, "Türkiye'de Tütüncülerin Kaçakçılaşma Sürecinde Kolculuğun Baskısını İki Kolcunun Tercüme-i Halinden Anlama Denemesi", Kebikeç, Sayı: 34, 2012, s. 186.
9. "Turkey, Sweden...", a.g.e., s. 6.
10. A.g.e., s. 6.
11. A.g.e., s. 6.
12. A.g.e., s. 7.
13. Hamit Bozarslan, Ortadoğu'nun Siyasal Sosyolojisi, İstanbul: İletişim Yayınları, 2012, s. 110.
14. Ayşegül Altınay, The Myth of the Military Nation, NY: Palgrave Macmillan, 2004, s. 20 - 21.
15. Ülkü Çelik Şavk, Sorularla Evliya Çelebi, Ankara: Hacettepe Üniversitesi Basımevi, 2011, s. 22.
16. İlber Ortaylı, İmparatorluğun En Uzun Yüzyılı, İstanbul: Alkım Yayınevi, 25. Baskı, 2006, s. 62.
17. Örneğin, 1513'te kaleme aldığı "Prens" adlı eserinde Machiavelli, Osmanlı Devleti'nden şu şekilde bahseder: "Bütün Türk İmparatorluğu, diğer herkesin onun kulu olduğu tek bir Prens tarafından yönetilir." Niccolo Machiavelli, The Prince, New York: Pocket Books, 2004, s. 18.
18.Metin Çınar, Anadoluculuk Hareketinin Gelişimi ve Anadolucular ile Cumhuriyet Halk Partisi Arasındaki İlişkiler (1943 - 1950), Ankara: (Doktora Tezi), Ankara Üniversitesi, Kamu Yönetimi ve Siyaset Bilimi, 2007, s. 35.
19. Şavk, s. 22.
20. "Kazak-ı ak" ("inatçı Kazak"), "Rus-ı menhus" ("uğursuz Ukranyalılar"), "Portukal-ı dal" ("avare Portekizli"), "Migril-i rezil" ("rezil Megreliler"), "Erdel-i erzel" ("utanmaz Transilvanyalılar"), "Macar-ı füccar" ("zinacı Macarlar"), "Alaman-ı bi-eman" ("hain Almanlar"), "Urban-ı uryan" ("çıplak Araplar") ve "Urban-ı bi-edyan" ("dinsiz Araplar"). Şavk, s. 22.
21. "Asker Millet" miti için bknz: Altınay.
22. Ziya Gökalp, "Türkleşmek, İslamlaşmak, Muasırlaşmak", Türk Yurdu, Cilt: 4, Sayı: 46, 21 Ağustos 1913. 
23. A.g.e.
24. A.g.e.
25. A.g.e.
26. TDK - Atasözleri ve Deyimler Sözlüğü.
27. Gökalp, a.g.e.
28. A.g.e.
29. A.g.e.
30. A.g.e.
31. Kudret Emiroğlu, "Çok hayr ü şer işledik: Eşkıyalığa Giriş", Kebikeç, S. 33, 2012, s. 16.
32. Karaman İl Kültür ve Turizm Müdürlüğü, Karaman Halk Kültürü, Atasözleri ve Deyimler, http://www.karamankulturturizm.gov.tr/
33. Ömer Asım Aksoy, Atasözleri ve Deyimler Sözlüğü 2 Deyimler Sözlüğü, İstanbul: İnkilap Kitabevi, m. 2437.

I. Dünya Savaşı'nda Osmanlı Devleti'ne Karşı Bir Çarlık Rusya Propoganda Afişi

39 yorum:

  1. Merhaba, adım Emine Koç. CNNTurk.com'da haber editörü olarak çalışıyorum.

    Blogunuzu inceledim, bence herkesin bilmesi gerekiyor. Bu yüzden sizinle bu konu hakkında röportaj yapmak istiyorum.

    Bana ekoc@dogantv.com.tr adresinden geri dönerseniz çok sevinirim.

    Şimdiden teşekkürler, iyi çalışmalar...

    Emine Koç

    Bu arada telefon numaram (0212) 413 57 94

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Emine Hanım, Ayrımcı Sözlük hakkında yaptığınız bu güzel haber için teşekkür ederim.
      http://www.cnnturk.com/2012/kultur.sanat/diger/03/01/turk.gibi.mi.gorunuyorum/651247.0/index.html

      Sil
  2. Merhaba Ahmet. Blogdan Cnnturk'teki roportaj sayesinde haberdar olabildim, oncelikle tebrik ederim, hayırlı bir iş olmuş. Seninle Sabancı'da bir dönem sps asistanlığı yapmıştık, belki sen de beni hatırlarsın. Neyse, Osmanlı dünyasında tedavülde olan birkaç başka ibare de var, nacizane eklemek istedim:
    Etrak-i napak (temiz olmayan, pis Türkler manasında), Türk-i bed-lika (çirkin suratlı Türk manasında), Türk-i sütürk (sütürg Farsça büyük, heybetli manalarında ama ibare daha ziyade haşin Türk anlamına geliyor). Ama tabii Osmanlı dünyasında tedavülde oldukları haliyle Türk'ün ne kastettiği her zaman vazıh olmayabiliyor.

    Eleştiri kabilinden birkaç şey de eklemek isterim yanlış anlaşılmazsa: "Türk gibi güçlü"ye yaptığınız "Oryantalist bu Fransızca deyiş, "Doğu"nun bir parçası olarak gördüğü Türkleri bedensel güçle özdeşleştirerek zihinsel gücü, üstü kapalı bir şekilde, "Batı"ya bahşetmektedir" yorumu bence sinekten fazla yağ çıkarmak gibi oluyor, daha az iddialı bir açıklamanın daha münasip olabileceğini düşünüyorum. "Türk gibi sigara içmek" de malum birçok dilde karşılığı olan bir deyiş, tabii editöryel bir tercihtir ama aynı ibareleri tek bir başlıkta, ilgili yabancı karşılıklarını parantez içinde vermek daha kullanışlı olabilir. Onun dışında elinize sağlık, aklıma geldikçe katkıda bulunmak isterim. Kolaylıklar dilerim.

    A.Tunç Şen

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Tekrar merhaba Tunç, blogu beğenmene çok sevindim. Önerdiğin deyişleri, metne ekledim, çok teşekkürler. (Ayrıca, Osmanlı Devleti döneminde "Türk" kelimesinin askeri sınıf tarafından nasıl kullanıldığını da açıkladım.) "Türk gibi güçlü" kelimesi konusunda da, tartışmayı aşağıdaki dipnota koydum, Fransızca da bu deyişin nasıl kullanıldığını bulup örneklendirirsek bu sorun çözülecektir diye düşünüyorum. Zaten, bütün deyişlere kaynak (hangi sözlük gibi) ve kullanım (mesela eski bir roman, türkü vs. de) eklemeye başladım. Bu konuda da, herkesin katkısına ihtiyacım var. "Türk gibi sigara içmek" deyişini de dediğin gibi tek bir maddade topladım ve metni alfabetik olarak düzenledim. Önerilerin için tekrar teşekkürler...

      Sil
  3. Gerçi ilgili başlıkların altına girmek daha doğru olurdu, ama hazır buraya yazmışken, Evliya Çelebi veya 16. yydan başka tarih yazarlarının bazen sırf kafiye olsun bazense kullanımda olduğu bariz olan ibareler de belki listeye dahil edilebilir.
    Rus-ı menhus (uğursuz manasında), Macar-ı füccar (zina eden, günahkar), Alaman-ı bi-güman (akılsız), Alaman-ı bi-eman (güvenilmez, hain), Arnavud-ı anud (inatçı), Urban-ı uryan (çıplak Araplar), Urban-ı bi-edyan (dinsiz Araplar) gibi

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Bunları da, metine ekleyeceğim, tekrar teşekkürler katkın için...

      Sil
    2. Tunç, Evliya Çelebi'nin kullanımlarını kaynak olarak eklersek çok daha iyi olur diye düşünüyorum. Ben de araştırıcam bunları, kaynaklarıyla ekleyelim.

      Sil
  4. Guzel ve anlamli bir blog. Bir yerlerde okumustum yillar once Avrupa'da daha yaygin olarak Alman'yada Turkler hakkinda soylenen irkci terimlerden aklimda kalan bir ikisi soyleydi.

    Bir cubuk batirilmis bok neyi ifade eder?
    Tek bacakli bir Turk'u

    Bir nehirde bulunan cuval icindeki bir turk cesedi neyi ifade eder?
    Israfi, cunku iki Turk de sigabilirdi.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Çok teşekkürler Eleştirel Günlük. Bu deyişleri de metine ekleyeceğim.

      Sil
    2. Selam Eleştirel Günlük, önceden önerdiğin bu iki ırkçı deyiş, daha çok bilmece gibi olduğu için bunları "Biliyor muydun?" adıyla bloga ekleyeceğim bir alana koyacağım. Haber vermek istedim, tekrar teşekkürler...

      Sil
  5. Iran'da(Farsca'da) kullanilan "Turk'e Khar),"Turk Esegi" degil de "Esek Turk" demek!

    yasamin.moein@gmail.com

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Düzeltmeyi yaptım metinde, çok teşekkürler düzelttiğiniz için...

      Sil
  6. Hiç bilmiyordum Türkler'e karşı bu tarz deyimler olduğunu, yahu hiç öven yok mu???

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Bence, Türklere karşı olan bu deyişler, bir "Türk"e ırkçılığın evrensel bir hastalık olduğunu göstermeli. Türklere karşı olan bu ırkçı deyişlerden, elimizde çok daha fazlası var; ancak, araştırarak ekleyebildiğim için ya da var olanların kaynaklarını bulmaya çabaladığım için, henüz bütün deyişleri eklemedim.

      Sil
  7. uluslaşma evrelerinde;bir çok toplumda kendini öteki üzerinden tanımlama çabalarıyla ,ötekiden daha üstün iyi güzel olduğunu savlama üzerine bir çok ayrımcı tanımlamalar kullanılmıştır.Tüm toplumlarda niceliksel olarak farklılık arz etsede bu kullanımların olması kendi uluslaşma konjönktürlerinde kerhen anlaşılır birşeydir bence.(Milliyetçiliğin yapısal karakteri gereği)Ama iddiam şudur ki Türkçede ki ötekileri(türk-müslüman-hanefi dışındakileri) yok sayan aşağılayan kullanım örnekleri fersah fersah daha fazla ve özgündür diğer toplumların ötekileri aşağılama kullanımlarından..Ahmet özcan(Türklere Yönelik Türkçe ve Yabancı Dillerde Ayrımcı Deyiş, Deyim ve Atasözleri kullanımları başlığında ısrar ederek)bu gerçeği görmüyor bence.tüm dillerdeki ayrımcı kullanımları Türkçede ki kullanımlarla eşitleyerek aslında Türkçede bu zalim ve yalancı ahlaksız kullanımları çaktırmadan meşrulaştırıyor.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Sevgili Adsız,

      Yazdıkların üzerine yalnızca bir nokta üzerine açıklık getireceğim: "Türklere Yönelik Türkçe ve Yabancı Dillerde Ayrımcı Deyiş, Deyim ve Atasözleri" başlığı ile yapmak istediğim ayrımcılığın aslında yalnızca Türkiye'ye özgü olmadığını, evrensel bir olgu olduğunu göstermek istememdi. (Ayrımcılık, bizzat insanın var oluşuyla ortaya çıkmıştır, yalnızca ulus-devlet dönemi ile de sınırlı değildir, her ne kadar ulus-devleti ve kapitalizmi ile modern dünya, ayrımcılık suçunda emsali görülmemiş bir kayda sahip olsa da.) Böylesine bir bölüm, kendisini merkezde ya da merkeze yakın kimliklerle tanımlayan kişilerin, yalnızca bir vicdan muhasebesiyle değil (sympathy), ama ayrımcılığın bizzat hedefi olarak ötekileştirileni anlamak (empathy) yoluyla ayrımcılığı reddedmesini sağlamayı hedefliyor. Geleneksel olarak yasaklara alıştırlmış bir toplum olsak da, böyle bir çaba, nasıl olur da ayrımcı söyleme karşı çıkmanın (az da olsa) yenilikçi bir şekli olarak görülmez?

      Sil
  8. sevgili Ahmet Özcan;Resmi Türk tarihindeki kan ve irin damlalarının vizkozitesini iyi gözlemlemek lazım.katliamlar ilga ve işgaller,tedip ve tenkiller tarihidir türk tarihi...türkçedeki bu vahşi ahlaksız ayrımcı literatürün arka planında bu vahşi ve ahlaksız kanlı tarihi gerçek var.İddiamı yeniliyorum;dünyanın hiç bir dilinde bu nicelik ve nitelikte zalim ve yalancı vahşi ve ahlaksız böyle bir literatür yoktur.akademik terbiyen ve gücün yetiyorsa bu tezimi çürüt.Hoş eğer realite buysa hakkı teslim etmek akademik terbiyenin elzem şartıdır.ayrımcılık elbette ulusçuluk kurgusal sorunsalıyla başlamadı.Sınıf mefhumu ortaya çıktığı ilk andan itibaren yazık ki bu melanet insanlığın başında bela...burada ki sorun sa farklı sözünü ettiğin cins ayrımcığı dinsel mezhepsel vs tümünün kaynağı bu lanetli siyasal iradedir,Halkları toplumları nefessiz bırakan sunni gündemlerle oyalayan asıl gündemi hep erteleten bu melanettir...anadolu mezopotamyaya sonradan gelen ve orayı yağmalayıp gülistanı bozkırlaştıran ve bu geleneği tüm yakıcılığıyla hala devam ettiren ve ne hazindir ki bunun literatürünü oluşturarak o çarpık tarihi meşrulaştıran bir siyasal iradenin doğru tespiti ve mutlaka teşhiri ve lağvının elzemliğini belirtiyorum.o siyasal irade fetih için yağma için ganimet için gitmişse insanların toplumların buna meşru müdafa refleksleri anlaşılırdır.oysa türkçede ki ötekileri tanımlayan kullanımlar yalan üzerine, gerçek olmayanı gerçek gibi gösterme şeklinde zalimce vahşice kullanılmıştır.hem gidip toprağını kentini kültürünü her tür değerini alıp ilga ediyorsun .mallarına el koyup haksız kullanıyorsun.üstününe bu yaptıklarını meşru gösteren bir tarih yazıyorsun ve daha hunharcası bu katliam ilga ve tenkillerini meşru kıldıran bir ahlaksız literatür oluşturuyorsun....bu iki olgu kıyaslanınca iki olgu eşitlenince işte meşrulaştırma burda açığa çıkıyor...eleştirim itirazım bunadır saygıdeğer hocam...

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Ayrımcılığın evrensel bir durum olması (yani ayrımcı deyişlerin yalnızca Türkiye'ye özgü olmadığını bilmek) ayrımcılığı normalleştirmez, ama "öteki" ile empati kurulmasını sağlar diye düşünüyorum. Türkçe'deki ayrımcı deyişleri bir bütün olarak incelediğimizde, muhtemelen bunların arkalarındaki kanlı tarihle zenginleştiğini göreceğiz. Ancak, örneğin ABD İngilizcesinde de Afro-Amerikalılara karşı kötü anlamda çok zengin bir ayrımcı dil olduğunu biliyoruz.

      Sil
  9. arap sözü vardır, "türk baban bile olsa öldür"

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Katkınız için teşekkür ederim, bu deyişi inceleyip bloga ekleyeceğim. Selamlar...

      Sil
  10. “Baban bile olsa Türk’ü öldür”

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Merhaba Nedim, bu deyişi biraz araştırdım. İki şekilde kullanıldığı görülüyor. Birincisi, senin de belirttiğin gibi, bir Arap deyişi olarak. Ekşi Sözlük'te TDK'nın çıkardığı bir kitapta bundan bahsedildiği söylenmiş. Bkn: http://eksisozluk.com/baban-bile-olsa-turku-oldur--325277

      Bir de doğruluğundan çok şüphe ettiğim bir başka kaynak var: Mehmet Ali Aynizade'nin Milliyetçilik kitabında bu sözün, Divan-ı Hümayün katibi Hafız Hamdi Çelebi'nin bir şiirinde geçtiği iddia ediliyor. Bu şiirin varlığından pek bir şüpheliyim; çünkü yazarın devşirmelere yönelik bir tarihçi olarak tarafsız bir tutum takınabildiğinden emin değilim. Şu eski programa bir göz atılabilir: http://www.youtube.com/watch?v=52aP-y3Y5c4

      Sonuç olarak, senin bahsettiğin ilk kullanım şeklinin doğru olduğunu düşünüyorum; ancak bunun Arapça söyleniş şeklini ve de geçtiği bir kaynağı bulmam gerekiyor. Bunları yaptıktan sonra bu deyişi listeye ekleyeceğim. Sen de bir bilgiye ulaşırsan lütfen burada paylaş. Sevgi ve saygılarımla...

      Sil
  11. ""Türk" ("Turco"): İspanyolca'da "Türk" kelimesi, birini aşağılamak için kullanılabilmektedir." bu nerden cikti bilmiyorum, ama bizim dilimizde turk kelimesi boyle bir anlamina gelmez. zaten, latin amerikada turk kelimesi ile osmanli imparatorlugu coktukten sonra oraya yerlesen araplari seslenir, ama asagilayici bir anlami tasimiyor, ispanyada ise turk kelimesi hic kullanilmiyor (sadece turkler icin kullanilir yani). aksi taktirde "mameluco" (mamluk) salak anlamina geliyor.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Düzeltme için teşekkür ederim. Yaptığınız uyarıyı İspanyol arkadaşlarımla paylaşacağım. Böyle bir deyiş gerçekten bulunmuyorsa, listeden onu sileceğim. Belki de bu, sizin bahsettiğiniz önceden İspanya'ya yerleşen Arapları Osmanlı Devleti'ne referansla aşağılamak için söylenmiş, sonra da unutulmuş bir kullanım şekli de olabilir.

      Sil
    2. Rica ederim, ben ilginiz için teşekkür ederim.

      Dediğim gibi Latin Amerika'da aşalağıcı bir anlamı taşımıyor, İspanya'da ise kimse kimseye 'Türk' demez (anlamsız çünkü). 'Türk' kelimesi içeren aklıma gelen tek bir 'deyim' var: eski dilde 'Türk olmak', 'İslam'a geçmek', 'müslüman olmak' anlamına gelen bir fiil mevcuttu (edebiyatta geçer, çağdaş İspanyolca'da kullanılmaz). Bundan başka, bu metinde yer alan 'Türk kafası' ('Cabeza de turco) deyiminin bizim dilimizde de bulunduğu ve hala kullanıldığı söylemem gerekir.

      Tekrar ilginiz için teşekkür eder, blog için tebrik ederim.

      Sil
    3. O halde, sizin yaptığınız bu düzeltme ışında, İspanyolca için "Turco" kelimesini listeden çıkarmak doğru olacaktır. Bunun yerine, Fransızca'da da yer alan "Türk kafası" deyimini koyabiliriz. Peki bu deyimin ne şekilde kullanıldığını sorabilir miyim? Örneğin, Fransızca'da "günah keçisi" anlamında kullanıldığını öğrenmiştim. İspanyolca'da da aynı anlamda mı kullanılıyor? Sözlüğe yaptığınız bu katkı için tekrar çok teşşekür ederim.

      Sil
    4. Sevgili Renata, İspanyolca "Turco" kelimesinin birisini aşağılamak için kullanılan bir deyiş olduğunu gösteren bir kaynak var. Söz konusu kaynak, akademik bir rapor, Swedish Institute for European Studies tarafından hazırlanmış. Bir kontrol etmeni isterim, sayfa 6, son cümleler. Sevgiler...

      http://www.sieps.se/sites/default/files/2006-turkiet.pdf

      Sil
  12. Fransızcada gibi, İspanyolcada 'Cabeza de turco' deyimi 'günah keçisi' anlamda kullanılır :)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Sevgili Renata, geç yanıt verebildiğim için özür dilerim. (Doktora tezi alan araştırmasından yeni döndüm, artık Ayrımcı Sözlük'e zaman ayırabileceğim.) İspanyolca bu deyiş için çok teşekkürler, hemen listeye ekliyorum... Selamlar..

      Sil
  13. Adsız insan türkler hiç bir zaman halka zulüm etmemiştir kılıcını hakkıyla Allahın adını duyurmak için savaşmıştır daha fransa bile kadına hak vermemişken ulu atamız Atatürk kadınlara haklar vermiştir sen neyin kafasını yaşıyorsun türkler böyle olduğu için bütün dünya sevmiyorya işte çekemedikleri için bunuda unutma gurur duyuyorum ırkımdan

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Dikkat ederseniz bu sözlük, ayrımcılığın yalnızca Türk kimliğine karşı değil, diğer kimliklere karşı da ve kimi zaman da bizzat Türkler tarafından yapıldığını, dolayısıyla ırkçılık başta olmak üzere, ayrımcılık ve türevlerinin, evrensel bir mesele olduğunu göstermektedir. Türk kimliğine karşı, özellikle Avrupa'da tarihsel kökenleri derin olan bir ayrımcılığın var olduğu ise aşikardır.

      Sil
  14. Almanlar "dolandırıldım, aldatıldım" manasında "Ich bin getürkt" derler: Türk edilmek, Türklenmek.

    http://www.dict.cc/deutsch/get%C3%BCrkt.html

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Sevgili uygar10ur, bu katkın için çok teşekkür ederim. Burada ayrımcılık, bir fiil haline gelmiş, gerçekten çok ilginç. En kısa zamanda bunu, siteye size teşekkür ederek ekleyeceğim.

      Sil
  15. Sayfanızı çok beğendim. Titiz bir çalışma ürünü. "Benim de bir katkım olsun" diyerek Fransızcadaki "Tete de Turc" (Türk kafası) deyiminin nereden geldiğini anlatmak isterim. Sizin de yazdığınız gibi, bu deyim "günah keçisi" ve hatta "şamar oğlanı" anlamında kullanılıyor. O da şuradan geliyor: Eskiden Fransanın irili ufaklı kentlerinde kurulan panayırlarda, ahalinin "3 atış 100 kuruş" türünden atış şansını denediği ve eline aldığı küçük toplarla hedefleri vurmaya çalıştığı poligon standları varmış. Hedefler, rengarenk milli kıyafetler giymiş, yan yana dizilmiş 10-15 ulusa ait kukla figürlerden oluştuğu için ve ilk kuklayı devirene ödül verildiğinden, herkes şansını denemek ister ve attıkları toplarla İngiliz, Alman, İtalyan, Rus... vs. figürlerini devirmeye çalışırmış. Başındaki koskoca sarıkla Türk bebek en büyük figür olduğu için isabet şansı en büyük bebekmiş. Bu yüzden herkes Türk figürünün kafasına atış yaparmış. Bu yüzden "Türk kafası" (tete de turc) adeta bir "şamar oğlanı" gibi muamele gördüğü için bu deyim Fransızcaya geçmiş. Ben pek ayırımcı ya da ırkçı bir yön göremiyorum, hatta sempatik buluyorum.. Kolay gelsin!

    YanıtlaSil
  16. lan siz nasıl bir hain siniz kendi milletinize laf atıyosunuz

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Kardeşim, Türklere yönelik ayrımcı deyişleri bir araya getirerek Türk kimligine yönelik ayrımcılıgı eleştirdigimizi sanırım anlayamıyorsun. Bunun nedeni de tüm kişiligini, Türk milliyetçiliginin partizan bir temsilcisi olarak kurmandan kaynaklanıyor. Naçizane tavsiyem biraz daha düşünüp öyle konuşmandır. Kimin hain kimin vatanperver olduguna karar verecek olan tarihtir yalnızca.

      Sil
  17. Yapılmamışı yapmak her zaman değerlidir, söz konusu ırkçılık olunca en mütevazi dediğimiz insanlar bile ağızlardan salyalar akmadan tartışabilme erdeminden yoksun olduğunu
    gösterebiliyor maalesef. Hep söylerim her türlü ırkçı söylem nefret suçları kapsamına girmelidir hem de uygulanabilirliği en yüksek seviyede olacak şekilde. Sizin de dediğiniz gibi ayrımcı deyişler temizlenmelidir. Bunun
    yollarından biri de kuşkusuz hukuktan geçer. Sizi çabanızdan ve özellikle de bilimsel yaklaşımızdan dolayı kutluyorum Ahmet Bey.

    YanıtlaSil
  18. Güzel bir çalışma vede donanımlı bir blog sitesi,Teşekkürler.Bende,buradan ayrıca bir katkı yapayım, farklı olaraktan, Ermeni toplumun da ayrıca Anadoluda'ki "Türk Müslümanlarını" tanımlamak için "Dacik" kelimesi kullanılır, "Dacik" sözcüğü Ermeni toplumunda çokça ve yaygın olarak kullanılır, özellikle orta yaş kuşakta. Muhtemelen bu kelimeyi kullanmalarının en belirgin sebebi, Anadolunun Rumlar la beraber en eski birer kavmi olan Ermeni toplumunun,1071 ve az bir zaman öncesi,İran Horasan ve iç Asya taraflarından gelen Türki kavimleri tam tanımadığından dolayı İrani bir kavim olan "Tacikler" ile karıştırma ve yahut benzetme yapmalarından kaynaklanıyor olmasıdır.Dacik kelimesinin aslında ilk yıllarda tüm doğudan gelenler için
    kullanıldığı,Kürtler,Türkiler,Yörük,Azeri,Tacikler,vb leri için olması muhtemeldir.Fakat daha sonra bu kelime bu topraklarda müslüman olmuş Ermeni ve yahut diğer Hıristiyanlar içinde kullanılır hale gelmiştir.Örneğin;Müslüman olan Hıristiyan için, ""O artık Dacik olmuş) denilir"" Ayrıca Dacik kelimesinin Türki müslümanları aşağılamak amacıyla söylenmediği sadece tanımlama amacı ile söylendiği yani Türk kelimesinin Ermenicedeki karşılığı olarak söylendiği de ifade edilmektedir.Fakat bazı ifadeler de Dacik kelimesinin Doğulu ve Barbar tanımını ifade etmek üzerinden yapıldığıda söylenmektedir.Ayrıca Ermeni kültüründe Ermeni ırkından olmayanlar için "Odar" kelimeside kullanılır.

    Başka bir ırksal tanımlamada "Kıvırcık" kelimesidir, 90 harbi dönemlerinde Rize Artvin ve Trabzon taraflarından gelip Bolu ve Düzce bölgelerine yerleşen etnik olarak Laz,Hemşinli ve Gürcü kökenli insanların, bölgedeki yerli Manav ve yahut Türk-Türki diyeceğimiz yerli kesimini tanımlamak için "Kıvırcık" kelimesininde kullanıldığıda bilinmektedir.

    YanıtlaSil