15 Şubat 2012 Çarşamba

Türkçe Cinsiyetçi Deyiş, Deyim ve Atasözleri

"Ve kadınlar bizim kadınlarımız:
korkunç ve mübarek elleri
ince, küçük çeneleri, kocaman gözleriyle
anamız, avradımız, yarimiz
ve sanki hiç yaşamamış gibi ölen
ve soframızdaki yeri
öküzümüzden sonra gelen
ve dağlara kaçırıp uğrunda hapis yattığımız
ve ekinde, tütünde, odunda ve pazardaki
ve kara sabana koşulan ve ağıllarda
ışıltısında yere saplı bıçakların
oynak, ağır kalçaları ve zilleriyle bizim olan
kadınlar,
bizim kadınlarımız" 
(Nazım Hikmet)

“Kız" ve "Oğlan”
"Beş kız bir oğlanın yerini tutar mı? / Oğlansız evde duman tüter mi?"(1)

"Hem kız, hem baldırı düz, hem de ucuz olur mu?": Kusursuzun imkansızlığına işaret eden cinsiyetçi bir atasözü.
"İnsanoğlu": Bu deyiş, İngilizce karşılığıyla "mankind", tüm insanları ifade etmesine rağmen gerçek anlamıyla yalnızca insan oğullarından bahsetmektedir.
"Kız gibi": Kullanılmamış, yeni bir eşyayı betimlemek için kullanılan cinsiyetçi bir deyiş.

- Cinsiyetçi deyiş, deyim ve atasözleri; kız çocuğu dert, oğlan çocuğu ödül olarak gösterir:
“Bir (ev) gemi donanır, bir kız (çıplak) donanmaz.”(2)
“Bir evde iki kız, biri çuvaldız biri biz.”(2)
"Kız doğuran tez kocar."
"Kız yükü, tuz yükü."
"Kızı kıza koşarsan kahpe, oğlanı oğlana koşarsan deyyus olur."
"Kızın var mı, derdin var." / "Kızın var mı, sızın var."
“Kızını dövmeyen, dizini döver.”(2)
"Oğlan doğuran övünsün, kız doğuran dövünsün."
"Oğlan doğurdum, oydu beni; kız doğurdum, soydu beni."
"Oğlan olsun deli olsun, ekmek olsun kuru olsun."
"Oğlandır oktur, her evde yoktur."
"Oğlanı her karı doğurmaz, er karı doğurur."
"Oğlanınki oğul bağı, kızınki bahçe gülü." (Torunlar için)

Ör: Nehrili Aptullah: "Bir çocuk babası olacağım günler yaklaşınca, babam, amcalarım, çocuğa vermek için altın hazırlıyor, at hazırlıyor, koç hazırlıyor. Çocuk doğuyor. Haber getiriyorlar ki kızın oldu. Hazırlıklar boşa gidiyor. Bir kız, iki kız, üç kız, dört kız... Utanıyorum, yerin dibine geçiyorum. Saklanıyorum herkesten. On üçüncüsü de kız olduğu zaman artık ümidimi kesmiştim. Bende bir üzüntü başladı. Nedenini arayıp bulmak istiyordum." (Muzaffer İlhan Erdost - Şemdinli Röportajı)(3)

- Bu cinsiyetçi deyişler , “başa gelmiş” bu dertten en doğru kurtulma şeklinin, “kız çocuğu genç yaşta evermek" olduğunu anlatırlar.
"Kız çocuğu ya er koynunda, ya yer koynunda."
"Kız evde olsa da elden sayılır."
"Kız girdi on üçüne, ya erdedir ya yerde."
“On beşinde kız, ya erde gerek ya yerde.”(2)

- Kendilerine erkek egemen iktidar ilişkileri üzerinden dayatılan toplumsal rolleri layıkıyla oynamaları için, kızın annesini, oğlanın da babasını model alması elzem olarak anlatılır. Böylece bu deyişler, cinsiyetçi bir toplumsal rol bölüşümüne hizmet eder:
"Alma soysuzun kızını, sürer anasının izini."
“Ana gezer, kız gezer, bu çeyizi kim düzer.”
"Ana ile kız, helva ile koz."(2)
"Ana kızına taht kurar, kız bahtı kocadan arar."(2)
"Ana kızına taht kurmuş, baht kuramamış."(2)
"Ananın bahtı kızına."(2)
"Ananın çıktığı dala kızı salıncak kurar."
"Anasına bak, kızını al; kenarına (kıyısına, tarağına), bak bezini al.”(2)
"Anasının kızı."(2)
"Bir anaya bir kız, bir kafaya bir göz.”(2)
"Karı doğurduğu kızı beğenmez."
“Oğlan (atadan) babadan öğrenir sofra açmayı, kız anadan öğrenir biçki biçmeyi.”(2)
"Oğlan babadan öğrenir sofra dizmeyi, kız anadan öğrenir sokak gezmeyi."(4)
"Oğlan babadan öğrenir sohbet gezmeyi, kız anadan öğrenir sofra düzmeyi."(4)
“Oğlan dayıya, kız halaya çeker.”(2)

- Bu deyişler, “evlenilecek kızı”, alınıp verilen, ikincil ve edilgen olarak yeniden üretir.:
"At, avrat, silah" (Maraz Ali: "At, avrat, ille silah," demişler. Kemal Tahir - Rahmet Yolları Kesti) (5)
"Al atın iyisini yiyeceği bir yem, al avradın iyisini giyeceği bir don."
"At ile avrat yiğidin bahtına."(6) / "At ile avrat yiğidin ikbalindendir."
“At beslenirken kız istenirken.”(2)
"Bekar gözüyle kız alma, yaya gözü ile at alma."
“Bez alırsan Mısır’dan (Musul’dan), kız alırsan asilden.”(2)
“Bir kıza dünür düşmek.”(2)
“Bir kızı bin kişi ister, bir kişi alır.”(2)
“(Bir kızı) leğen başından almak.”(2)
“Dazlayan daza düşer, kel başlı kıza düşer.”(2)
“Ergen gözüyle kız alma, gece gözüyle bez alma.”(2)
“İven kız ere varmaz, varsa da baht bulmaz.”(2)
“Kız almak”(2)
“Kız beşikte (kundakta), çeyiz sandıkta."(2)
“Kız evi, naz evi.”(2)
“Kız istemek”(2)
“Kız kaçırmak”(2)
“Kız kucakta, çeyiz bucakta.”(2)
“Kız vermek”(2)
"Kızı (kendi) gönlüne bırakırsan ya davulcuya kaçar (varır) ya zurnacıya.”(2)
“(Kızın) boyu bacadan mı aştı?”(2)
“Komşu kızı almak, kalaylı kaptan (tastan) su içmektir.”(2)
“Tarlanın taşlısı, kızın saçlısı, öküzün (ineğin) başlısı.”(2)
“Tarlayı taşlı yerden, kızı kardaşlı yerden.”(2)

- Oğul üzerine olan deyişler, onu ya bir ödül olarak kutlamakta ya da ona erkek egemen toplumda üstleneceği toplumsal rolleri öğretmektedir:
“Ağaç yeşert meyve getirsin, oğlan büyüt ekmek getirsin.”(2)
“Akıllı oğlan neyler ata malını, akılsız oğlan neyler ata malını.”(2)
“Ata dostu oğla mirastır.”(2)
“Atanın sanatı oğla mirastır.”(2)
“Babanın sanatı oğla mirastır.”(2)
“Babasının oğlu.”(2)
“Baba koruk (erik) yer, oğlunun dişi kamaşır.”(2)
“Babayla oğlanın pabucu bir olunca evde kavga eksik olmaz.”(2)
“Baba oğluna bir bağ bağlamış; oğul babaya bir salkım (çingil) üzüm vermemiş.”(2)
“Balın alası (tazesi) oğlun tazesinden.”(2)
“Benim oğlum bina okur, döner döner yine okur.”(2)
“Buğdayım var deme, ambara girmeyince, oğlum var deme yoksulluğa ermeyince (düşmeyince).”(2)
“Çifte gelmeyen öküz olsun, işe gitmeyen oğlun.”(2)
“Gelin eşikte, oğlan beşikte.”(2)
“Oğlum deli malı neylesin, oğlum akıllı malı neylesin.”(2)

"Kadın" ve "Erkek"
"Her başarılı erkeğin arkasında bir kadın vardır.": İlk bakışta ayrımcı olmadığı sanılabilecek bu deyiş, "nedense" tersinden hiç söylenmez.

- “Erkeklik”, cesaret, doğruluk ve gücü anlatır:
"Erkek sözü vermek."
"Erkekçe dövüşmek / konuşmak"
“Erkekliğe sığmamak.”(2)
“Erkekliğine yedirememek.”(2)
“Erkeklik öldü mü?”(2)
“Erkeklik sende kalsın.”(2)

- Bu deyişler, erkek ve kadınları doğaları bakımından birbirinden ayırır ve onlara erkek egemen toplum içinde kendilerini bekleyen toplumsal rolleri öğretir:
"Adam eşeğinden, kadın döşeğinden belli olur."
"Elinin hamuruyla erkek işine karışma."
“Erkek getirmeyi, kadın yitirmeyi bilmeli.”(2)
“Erkek sel, kadın (avrat) göl.”(2)
"Erkek vefakar, kadın cefakar."
“Kadının fendi, erkeği yendi.”(2)
“Pekmezi küpten, kadını kökten al.”(2)
“Tarlanın taşlısı, karının (kadının) saçlısı.”(2)


"Bu dünyada üç mahluka katiyen insaf etmeyeceksin:
Bindiğin ata, sevdiğin karıya, bir de cebindeki paraya..."
(Uzun İskender: Kemal Tahir - Rahmet Yolları Kesti)(7)
- Bu deyişler, kadınları doğal olarak tehlikeli ve aşağı/alt gösterir:
"A.. olanın dini olmaz."
"Avrat malı, kapı mandalı" / "Karı malı, hamam tokmağıdır."(8)
"Avrat yürekli"
"Avrattan vefa, zehirden şifa"
"Benim derdim inekle dana, karının derdi sürmeyle kına."(2)
"Çirkin karı ev toplar, güzel karı düğün gezer."(2)
"Dam damlamasından, karı vızırtısından durulmaz."(9)
"Eksik etek" (Dede Kasım: "Eksik etek, aklı ermediğinden, bir de korkusundan bağırmıştır. (...) Şunu kesmeyin oh Zeynel Ağa, karıdır aklı kısa." Kemal Tahir - Rahmet Yolları Kesti)(10)
"Er kocarsa koç, karı kocarsa hiç olur."
"Erkeğin nefsi birdir, kadınınki dokuz."
"Gökyüzünde düğün var deseler, kadınlar merdiven kurmaya kalkar."(2)
"Kadın erkeğin elinin kiridir."
"Kadın erkeğin şeytanıdır."
"Kadın kısmına sır verilmez."
"Kadın yüzünden gülen, ömründe bir kere güler."
"Kadını sırdaş eden esrara tellal aramaz."
"Kadının biri ala, ikisi beladır."
"Kadının hükmettiği evde mutluluk olmaz."
"Kadının sofusu şeytanın maskarası."
"Kadının şamdanı altın olsa mumunu dikecek erkektir."(2)
"Kadının şerri, şeytanın şerrine eştir."
"Kadının yüklediği yük, şuraya varmaz."
"Katranı kaynatsan olur mu şeker, cinsini s... cinsine çeker."
"Karı gibi kırıtma!"
"Karı gibi konuşma!"
"Karıya sır verme, kındarayla tög silme."
"Kaşık düşmanı"
"Keseye kadın eli girerse bereket gider."
"Saçı uzun, aklı kısa" (Kuru Zeynel: "Karı kısmı eksik etek, fazladan saçı uzun." Kemal Tahir - Rahmet Yolları Kesti) (11)

- Bu deyişler, kadını kocasının egemenliğine hazırlar:
"Avradı er zapdetmez, ar zapdeder."
"Avradı eri saklar, peyniri deri."
"Avrat var arpa unundan aş yapar, avrat var buğday unundan keş yapar."(12)
"Avrat var ev yapar, avrat var ev yıkar."(13)
"Avrat var zavranı zort, avrat var hazreti mülk."
"Avradın dolaşığı, akşamdan sabaha kor bulaşığı."
"Ağustostan sonra ekilen darıdan, kocasından sonra kalkan karıdan hayır gelmez."(2)
"Buyurmadan tutan evlat, gün doğmadan kalkan avrat, deh demeden yürüyen at."(14)
“Erkeğin kalbine giden yol midesinden geçer.”(2)
"Eti ciğer eden de avrat, ciğeri et eden de."(15)
"İyi ipek kendini kırdırmaz, iyi kadın kendini dövdürmez."
"Kadın erkeği rezil de eder, vezir de."
"Kadın kocasının çarığı, anasının sarığıdır."

- Bu deyişlerle, anneliğin kadının üstleneceği en kutsal rol olduğu öğretilir:
"Çocuksuz kadın, meyvesiz ağaca benzer."
"Kadın gavurdur, Müslüman anasıdır."
"Oğlanı kızı olmayan avrattan, eski hasır yeydir."

- Bu deyişlerde kardeş, eşten değerli olarak gösterilir:
"Kardeş bulunmaz, karı bulunur."
"Kardeş mezarı yok, karı mezarı çok."
"Kardeş yürek yağı, karı çarık bağı."

- Bu deyişler, kadına şiddeti meşrulaştırır:
"Dişi köpek kuyruk sallamazsa, erkek köpek yanaşmaz."
 "Kocanın vurduğu yerde gül biter."
"Kadının sırtından sopayı, karnından sıpayı eksik etmeyeceksin."
"Kadının yüzünün karası, erkeğin elinin kınası."
RapeLay: 2006 yılı yapımı, kadına şiddeti fantaziye dönüştüren bu Japon bilgisayar oyunu,
oyuncunun erkek karakter olarak bir anne ve iki kızına tecavüz etmesini konu alır.

- Ve diğer niceleri...
"Dul karı, kendi sabunuyla yıkanır."
"Gül dalından odun, beslemeden kadın olmaz." / "Ihlamurdan odun olmaz, beslemeden kadın olmaz."
"Halayıktan kadın olmaz, gül ağacından odun."

"Bayan" ve "Erkek"
- Erkek yerine "bay" kullanılmadığı halde, kadın yerine "bayan" kullanıldığı aşağıdaki gibi deyişler, cinsiyet çağrışımı yapan "kadın" yerine, cinsiyetsiz "bayan" kelimesini tercih eder. Kadına kadın demekten utanan, ama erkeğe erkek demekten utanmayan bu cinsiyetçi bakış açısı, erkek cinselliğinin utanılacak bir şey olmadığını düşünürken kadın cinselliğini toplumsal bir ayıp olarak algılar:
"Bayan kuaförü" ("Bayanlar tuvaleti" vb.)
"Bayanlar ligi" ("Bayan reyonu" vb.)
"Bayan doktor" ("Bayan yazar", "bayan öğretmen" vb.)

"Adam"
Bir eylem, kişi, durum ya da olayın, olması gerektiği gibi, düzgün olduğunu belirtmek için kullanılır:
“Adam etmek”(2)
“Adam gibi adam” / “Adam gibi kadın”
"Adam gibi (davranmak)"
“Adam olana bir söz yeter.”(2)
“Adam olana çok bile.”(2)
"Adam olmak"
“Adam yerine (hesabına) koymak.”(2)
“Adama benzemek (dönmek)”(2)
"Adamakıllı"
“Adamdan saymak.”(2)

-“Adam”, bütün bireylerden bahsettiği anlamı “insan” ile de cinsiyetçidir:
“Acı (kötü) söz insanı (adamı) dinden çıkarır, tatlı söz yılanı inden çıkarır.”(2)
“Adam adama (gene, her zaman) gerek olur.”(2)
“Adam adama yük değil, can gövdeye mülk değil.”(2)
“Adam adamdan korkmaz, utanır.”(2)
“Adam adamdır olmasa da pulu, eşek eşektir atlastan olsa çulu.”(2)
“Adam adamı bir kere aldatır.”(2)
“Adam beğenmemek.”(2)
“Adam içine çıkmak.”(2)
“Adam içine karışmak.”(2)
“Adamın adı çıkacağına canı çıksın.”(2)
“Adamın iyisi işbaşında (alışverişte) belli olur.”(2)
“Adamın yere bakanından, suyun yavaş akanından kork.”(2)
“Ağaca dayanma kurur, adama (insana) dayanma ölür.”(2)
“Akıl adama sermayedir.”(2)
“At, adımına göre değil, adamına göre yürür.”(2)
“Az günün adamı olmamak.”(2)
 “Bir adama kırk gün (deli dersen deli, akıllı dersen akıllı olur) ne dersen o olur.”(2)
“Dün cin olmuş, bugün adam çarpıyor.”(2)
“İnsan (adam) kıymetini insan (adam) bilir.”(2)
“İnsanın (adamın) alacası içinde, hayvanın alacası dışındadır.”(2)
“İşinin adamı (olmak).”(2)
“Kalıbının adamı olmamak.”(2)
“Kalıp kıyafetle adam adam olmaz.”(2)
“Kuyudan adam çıkarmak.”(2)
“Kürk ile börk ile adam olunmaz.”(2)
“Mal adama hem dost, hem düşmandır.”(2)
“Mürüvvetsiz adam, suyu çekilmiş değirmene benzer.”(2)
“İşadamı”. (“Bilimadamı” vb.)

* Bu kategoriye katkıda bulunan Özlem Gencerdoğan, İpek Akın, Ahmet Coymak, gingerella, Zhivago ve Özden Altunay'a teşekkür ederim.

1. Türkü: Fatma Hancıoğlu, "Atlayıp gemine binemedin mi?"
2. Bülent Özkan ve Ayşe Eda Gündoğdu, "Toplumsal Cinsiyet Bağlamında Türkçe'de Atasözleri ve Deyimler", Turkish Studies, Vol. 6/3, Summer 2011, s. 1133 - 1147.
3. Muzaffer İlhan Erdost, Şemdinli Röportajı, Istanbul: Onur Yayınları, 1987, s. 109.
4. Birbiriyle çelişen bu iki cinsiyetçi deyişin de günlük dilde kullanıldığını görüyoruz. İlk deyiş, TDK'nın ayrımcı olduğu için sözlükten çıkardığı bir deyiş iken ikinci deyiş, internette "haklı söze ne denir" düsturuyla kullanılmaktadır. Hangi deyişin, özgün kullanım olduğu üzerine çalışılacaktır.
5. Kemal Tahir, Rahmet Yolları Kesti, İstanbul: İthaki Yayınları, 4. Baskı, 2011, s. 15.
6. Ömer Asım Aksoy, Atasözleri ve Deyimler Sözlüğü 2 Deyimler Sözlüğü, İstanbul: İnkilap Kitabevi, m. 404.
7. Kemal Tahir, Rahmet Yolları Kesti, İstanbul: İthaki Yayınları, 4. Baskı, 2011, s. 71.
8. Aksoy, m. 427.
9. Şevkiye Kazan, "Yöremiz Atasözleri ve Deyimleri ile Mahalli Söyleyişlerinden Derlemeler", I. Burdur Sempozyumu, s. 1542, http://sempozyum.mehmetakif.edu.tr/1burdursempozyumu/cilt14/14.13.pdf
10. Tahir, s, 229 - 230.
11. A.g.e., s. 331.
12. Aksoy., m. 428.
13. A.g.e., m. 429.
14. A.g.e., m. 722.
15. A.g.e., m. 1181.

Masaccio - Adem ile Havva'nın Cennetten Kovuluşu:
Bu kutsal sahneye göre, Adem'i cennetten kovulmalarına yola açacak
ilk günaha, yasak elmadan bir ısırık almaya, kışkırtan Havva'dır.

Ayrımcı Sözlük

Türkçe Ayrımcı* Deyiş, Deyim ve Atasözleri Sözlüğü
*Irkçı, Cinsiyetçi, İnanç Ayrımı Yapan, Yabancı Düşmanı vb.

“Ölmüş nesillerin geleneği, yaşayanların beyinlerine bir kabus gibi çöker.” (Karl Marx)

“Dil, tarafsız değildir. O, yalnızca düşünceleri taşıyan bir araç değildir; dil, bizzat düşünceleri şekillendirir.” (Dale Spender)

Geçmiş yılların hayaletleri, üzerimizde dolaşıyor. Geleceği konusunda endişeli ve ürkek bugünün nesilleri, atalarının mirasına sarılıyor ve tek belirgin ve kalıcı karakteri belirsizlik ve uçuculuk olan modern dünyada, yalnızca onun gölgesine sığınarak var olabiliyor. Şimdi ve burada kendisiyle yüzleşmekten korktuğu için, bugünü geçmişle özdeşleştiriyor; böylece bugünü geçmişin gölgesinde yeniden üretiyor. Yaratmaktan korktuğu için tekrar etmeyi tercih ediyor; tıpkı düşün(e)mediği için hazır kalıplara girmeye mecbur bırakıldığı gibi. Günlük dil üzerinden yeniden üretilen bu miras, tamamıyla masum değil. Onun içinde yalnızca basiret, sağduyu ve erdem değil; ama aynı zamanda, geçmişi yüzyılları bulan toplumsal korkular, önyargılar ve de saplantılar gizli. Dil, tarafsız bir iletişim aracı değil; o bizzat mevcut iktidar ilişkilerinin ve dolayısıyla bir cinsiyetin, dinin, mezhebin, ırkın ve sınıfın diğer(ler)i üzerindeki tahakkümünün anlık olarak yeniden üretilmesidir. Dil, ötekileştiriyor. Bugünün ötekisi, dil üzerinden, dünün ötekilerinin yanına fırlatılıyor. Böylece, atalarımızın korkuları kabusumuza, önyargıları saplantımıza ve de arzuları şehvetimize dönüşüyor.

Türk Dil Kurumu, ayrımcı deyim ve atasözlerini sözlüklerden ayıklayadursun; biz, günlük dilde sürekli bir şekilde kullanılarak yeni nesillere aktarılan bu ayrımcı deyiş, deyim ve atasözlerini yalnızca toplayıp analiz etmeyi değil, ama aynı zamanda ifşa edip mahkum etmeyi düşündük. Amacımız, ayrımcı dilin, görmezden gelinmesi yerine, sorunsallaştırılmasıdır. Kolektif bir çalışmanın ürünü olacak bu projeye, katkıda bulunmanızı umuyoruz.

Discriminative Dictionary

Dictionary of Discriminative* Sayings, Proverbs, and Idioms
 (*Sexist, Racist, Xenophobic etc.)
“The tradition of all dead generations weighs like a nightmare upon the brains of the living.” (Karl Marx)

“Language is not neutral. It is not merely a vehicle, which carries ideas. It is itself a shaper of ideas.” (Dale Spender)



The specters of the past are haunting us. The generations of the present, anxious and hesitant about their future, are clutching onto the legacy of their ancestors, believing that they can exist in the modern world, whose salient and permanent characteristic is obscurity and volatility, only under its shadow. Since they are afraid of facing themselves right here and right now, they identify the present with its past, thus reproduce it under its shadow.  They prefer to repeat, as they are not used to create in exactly the same way that they are forced to become stereotypes, as they "cannot" think. This legacy, reproduced every day by the ordinary language, is not totally innocent. It contains not only wisdom, discretion, and reason; but also centuries-long social hysterias, prejudices, and obsessions. Language is not a neutral means of communication; it is the very instant reproduction of the present power relations and of the domination of one gender, religion, sect, race, and class over the other(s). Language creates others. The other of the present, through language, is thrown next to the others of the past. At the end, the fears of our ancestors have turned into our nightmares, their prejudices into our obsessions, and their passions into our hysteria.

While Turkish Linguistic Society has begun to erase, in a hurry, the discriminative idioms and proverbs in the dictionaries; we aim to collect and assemble them not only to analyze the reproduction of discrimination via daily language, but also to expose and condemn them as hate crimes against society and humanity. Our objective is to problematize, rather than neglect, the discriminative language. We call for your contribution to this collective study.